Ümit ÖZMÜŞ
Ümit ÖZMÜŞ
Bürokrasinin hastalığı koltuk davası
20 Eylül 2017 Çarşamba / namehaberhotmail.com - Tüm Yazılar
İdare hukukunda 3 temel unsur vardır. İdarenin aksiyon almasını sağlayan kamu hizmeti, kamu yararı, kamu gücü bu unsurlar ile birlikte idare varolur. Kısaca kamu gücü tek taraflı işlem yapma yetkisi ile kamu hizmeti toplumun geneline mahalli hizmetleri yapma, kamu yararı ise toplumun genel olarak yararı buradaki kamu halktır. Bu minvalde son zamanlarda kamunun insiyatif almadaki zaafını kamu idareleri çekmektedir.
 
Bir devlette iki önemli unsur vardır; biri adalet diğeri ise eğitimdir. Adaletin önemli işlevlerinden birisi liyakatli istihdamdır. Adaletin ete kemiğe büründüğü nokta devlet kademesinde böyle bir olguya bürünür. Bu liyakatli istihdamı sağlayacak olan temel yapıyı ise milli olan eğitim sağlamakla görevlidir, başlıca görevi budur. Ancak bizim 15 yıllık iktidar dönmemizde en büyük problemimiz olarak ortaya çıkmaktadır.
         
Geçmişte FETÖ gibi yapıların sınav sistemine hakim olmaları ve dersane ile devşirme sistemine kolaylaştırıcı olan siyasetçi ve bürokratlar olduğunu görmek için müneccim olmaya gerek yoktu.
            
Bugün de baktığımızda yardımcı doçentlik kadrosunun kaldırılması veya TEOG sınavının kaldırılması hususlarını illahaki sayın Cumhurbaşkanı mı söylemesi gerekmektedir. Bu durum gösteriyor ki likayakatli istihdam ve bürokratik atama yapamadığımızın gün yüzüne çıkmasıdır.
 
Milli Eğitim sisteminde sadece denetim sistemi kaç kere değişti ve sonuçta en baştaki sisteme döndü. Bu süreçte Bakanlar değişti ama Müsteşar dahil üst düzey bürokratlardan kaç tanesi bu konuda hesap verdi?
 
Hesap vermedi, çünkü hesap vermelerini sağlayacak bir performans sistemi hali hazırda bulunmamaktadır. Sadece öğretmenlerin performansı ile olmuyor, demek ki bu işlerde üst düzey idarecilerin de performası önemli!!!                        
Bu durumda kamu yararına karar alma yetisi olmayan üst düzey bürokratların başta Müsteşar olmak üzere Milli Eğitim de vekalet yönetimi ile yönetim anlayışından başarı beklemek zor olsa gerek. Bundan dolayıdır ki sayın Cumhurbaşkanı TEOG kalkmalı diyor.
 
Milli eğitim sisteminde sınavlara ilişkin sayın Cumhurbaşkanı'nın açıklamaları vardır. Sınav sistemi ile çocuklarımız kültürel ve sosyal gelişimine vakit ayıramıyor minvalinde bunu anlayamayacak bürokratlar ile yönetilen bir kurum bu güne dualar ile geliyor benim kanaatim bu yönde.
               
En sonunda sayın Cumhurbaşkanı açıklama yapıyor; TEOG kalkmalı, insiyatif alamayan bürokrasiye tek bir çözüm var. 5018 Sayılı kanun ile birlikte zorunluluk haline gelen iç kontrol sistemini tam anlamıyla işler hale getirirsek bu başarısız bürokratik oligarşinin elindeki en büyük güç olan "bilgi" evet siyasetten saklanan bilgi'ye her zaman ulaşma şansına sahip oluruz. Böylece beceriksizlerin karnesi görüldüğü gibi sorunları da tespit etme fırsatını yakalayacağız.                        
TEOG kalktı ne olacak deniyor? Çocuklarımızın bir çok meziyeti olma fırsatı doğacak.
 
Nasıl mı?
 
Zamanlarının çoğunu ders ve etüt ile yarış atları kıvamında geçiren evlatlarımız hat, ebru, tambur, spor ile uğraşma fırsatı bulacak ve dolayısıyla özgüven sahibi olacaklar.                        
 
Bunun ile birlikte FETÖ tarzı devşirme sistemlerine fırsat verilmeyecek.                   
 
Bu iki neden yetmez mi?
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.