Selçuk YAVUZ
Selçuk YAVUZ
Terör öldürdüğü gün değil, halkta umutsuzluk oluşturduğu gün başarıya ulaşır
15 Şubat 2016 Pazartesi / namehaberhotmail.com - Tüm Yazılar
Son günlerde milletçe gündemimiz de acımız da ortak: Güneydoğu’da yaşanan olaylar. Kendisini bu ülkenin bir parçası sayan bir kişinin bu acıyı yüreğinde hissetmemesi imkansız.
 
Güneydoğu’da yaşanan olaylar son 40 yılımızın değişmeyen kareleri. Son dönemde Cizre, Silopi, Şırnak, Sur, Nusaybin âdeta harabeye döndü. Yıkılmış evler, harap olmuş caddeler, açılmamış dükkânlar. Görüntülere bakıp Irak veya Suriye’den farkını anlamak mümkün değil. Halk ise ilçelerden bir an önce kaçma derdinde.
 
Bölgeden hemen hergün gelen şehit haberleri acının ülkenin her tarafından yükselmesine neden oluyor. Terörün yaşandığı ilçelerin taşınması fikri giderek yaygınlaşıyor. Bu neyi beraberinde getirir? Boşaltılan yerler kime bırakılacak? Taşınan halk nereye yerleştirilecek? Taşınan insanların getirdiği ekonomik ve sosyal sorunlar çözülebilecek mi? Olay 1989’daki Bulgaristan’dan gelen soydaşlarımızın yaşadığına benzer bir durum oluşturabilir. Göçler daima yeni ve büyük sorunlar getirir.
 
Bölgede yaşananlar karşısında tepkisiz kalmak neredeyse imkânsız. Bölge halkı uzun zamandır doğru dürüst sokağa çıkamıyor, esnaf adeta bitti. Halk sokağa çıkma yasakları yüzünden adeta evlerine hapsolmuş durumda. Teröristlerin insanlık dışı uygulamaları nedeniyle çoğu zaman canlı kalkan durumunda kalıyor.
 
Teröre tepki gösterirken teröristi ve masum halkı iyi ayırt etmek gerekiyor. Silahların ve terör tehdidinin altında kalan halkı anmak için empati yapmak şart. Terörle topyekün mücadele edilmeli. Cumhuriyet tarihimiz boyunca ülkemiz en büyük tehlike ile karşı karşıya. Terörü bir bölgemizin sorunu olarak görüp küçümseyemeyiz. Nasıl ki ayağımıza batan diken veya kaşımızın açılması bütün vücudumuzu acı içinde bırakıyorsa; Güneydoğu’daki terör ve neden olduğu acı sadece bölgenin derdi değildir. Şırnak, Diyarbakır, Mardin, Kilis aynı zamanda Edirne, Rize, Muğla, Konya, Samsun, Ankara, Erzurum ve Sivas’tır.
 
Komşumuz Suriye iç savaş nedeniyle adeta yerle bir oldu. Milyonlarca Suriyeli aç, sefil, perişan ve mülteci. Bu yaşananlar hepimize ders olmalı. Savaştan söz edilmesi veya ima dahi etmek adeta cinnet halidir.
 
Bu topraklarda yüzyıllardır devam eden kardeşlik sürdürülmeli. Herkes bu birliktelik için bütün gücüyle destek olmalı. Aksini düşünmek bile tam bir cinnet hali sayılmalı.
 
Unutulmamalı ki terör öldürdüğü gün değil, halkta umutsuzluk oluşturduğu gün başarıya ulaşır. Asıl amacı da budur.
 
Yaşanan her acı bizi teröre karşı daha da kenetlendirmeli ve birliğimizi daha da artırmaya vesile olmalıdır.
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.