Prof. Dr. Mustafa ILICALI
Prof. Dr. Mustafa ILICALI
Bilişim ve Ulaştırma
12 Ekim 2017 Perşembe / namehaberhotmail.com - Tüm Yazılar

Bugün siz değerli okuyucularıma bilişim ve ulaştırma ile ilgili paylaşımlarda bulunacağım.

Yönetici kadrolar, STK’lar, vakıflar, üniversiteler, halka ‘medyayı doğru yönde araçsallaştırarak’ çözüme giden örneklikleri ortaya koymalıdırlar. ‘Medyanın işlevselliği’ ancak bu yönde anlam kazanabilecektir. Bu bağlamda ABD ve benzeri ‘ileri teknoloji-ekonomi’ toplumlarında ‘demokrasi’, heyecanını kaybetmiş ve ‘medya ve benzeri’ güçlerin argümanı haline evrilmeye başlayabilmektedir. Bu; buralarda ‘demokrasi’nin olmadığı anlamına gelmemekle beraber, aslında medya ve görsel’in tahakkümü altına girmiştir. Ama bu toplumlar - geneli itibariyle- ‘yasak’ algısını kendi ‘ahlakilik’ ölçütleri üzerinden okumayı içselleştirebilmiş toplumlardır. Kuzey ve Batı’nın politik olarak ‘galip’, ekonomik-teknolojik olarak ‘ileri’ toplumlarının bu durumu karşısında, Dünya’nın geri kalanında; genel ‘tüketim kültürü’ alışkanlıkları ‘takip, taklit, görsel ve statü’ üzerine yoğunlaşmıştır. 

Bu toplumların birçoğu aynı zamanda ‘gayri safi milli hâsılası’ düşük ve ‘yerinden üretim’in olmadığı toplumlardır. Bu toplumları genel seyri; yüzyıllık süreçte, ‘kapalı toplumlar-kapalı cemiyetler-grupsal tahakküm’ ve takibinde de ‘dünyaya açılış’ üzerine bir seyir izlemiş olup, bugün itibariyle ‘kâr ve zarara’, ‘fırsatlara ve tehditlere’ açık olan bir ‘güçlü yön-zayıf yön’ değişkenleri havuzuna sahiptir. Buradaki üçüncü adım; bütün bu süreçleri ve karmaşayı toparlayıp bir görüş açısı kazandırabilecek olan bir ‘perspektif inşası’ olmalıdır. Zira halkımız ve benzeri halklar için ‘yasaklar’ bizatihi ‘baskı, denetim ve hatırlatma’ unsurları olarak algılanabilmektedir. Bunda hem yönetimin hem de yönetilenlerin birçok yanlış algısı ve fiili rol almaktadır, almıştır. Esas olan ise, tabir yerindeyse ‘hatalı tespiti’ ve ‘ilk nerede ne zaman kimin yanlışı ile başladı’ sorusuna cevap aramak yerine bir yönetişim anlayışı içerisinde ‘medya-teknik-ekonomi’nin imkânlarını doğru yönde kullanarak ‘olması gereken’i bir örneklik olarak ortaya koymaktır. Burada ‘medyanın yönetişim’i kavramını ve bununla beraber içeriği başlı başına tartışılacak olan bir ‘akıllı medya’ kavramını da ortaya atabiliriz.

Günümüzde ‘iletişim-bilişim teknolojileri’ gibi konular, ‘ulaştırma’ ile beraber ya da bizatihi içerisinde değerlendiriliyor. Dolayısıyla bütün bu ifade ettiklerimizi de ‘entegrist’ bir bakış açısında toplamak mümkün olabilecektir. ‘Alternatif enerji’ ‘yenilenebilir enerji’ gibi kavramları ‘sürdürülebilirlik’ ile birleştirerek tam da burada ‘akıllı’ bir okuma yapmamız mümkün olabilecektir. Zira ülkemiz bütünüyle en genel anlamda kuzey ve batı ülkelerine kıyasla güneş enerjisi ve rüzgâr enerjisi zengini bir ülkedir. Bu anlamda, bu enerjiler ölçeğinde İstanbul’umuz; güney illerimizden ve Ege illerimizden daha fakir olabilir, ancak bunun basit bir coğrafi kabul metodu yoktur. Öyle ki; rüzgârların yıl içerisinde, esiş yönleri, iklim- bitki örtüsü, arazi yapısı, yerleşim, enlem-boylam ve benzeri birçok değişkeni vardır. Dolayısıyla ‘akıllı bir tasarım’ dâhilinde lojistik altyapısı da güçlendirilmiş bir şeklide oluşturulacak olan tesisleşme süreciyle, bir bölgenin farklı yörelerinde yılın farklı zamanlarında edinilecek maksimum rüzgâr enerjisi etütleri dâhilinde, en üst düzeyde bir ‘rüzgâr enerjisi’ edinimi mümkün olabilecektir.

Hepinize sağlıklı huzurlu mutlu ve başarılı günler dilerim.

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.