Kubilay AKTAŞ
Kubilay AKTAŞ
Beden Merkezleri, Fatiha Suresi ve Celcelutiye`nin Esmaları
11 Eylül 2017 Pazartesi / namehabernamehaber.com - Tüm Yazılar
Bunlar dairelerdir, spiral döngülerdir. Varlıkta dönmeyen hiçbir şey yok. Sübbuh, bir merkeze bağlı olarak bir yörüngede yüzmek ve dönmek anlamındadır. Güneş, ay, hepsi bir merkeze bağlı olarak kendileri için çizilmiş yörüngede dönüyorlar.
 
Bu dönüş, bu çark sistemi kainatta görüldüğü gibi insanda da görülüyor. Gezegenlerde bir merkeze bağlı olarak dönüyor. Bu dönme yasası, “O`ndan geldiniz, O`na döneceksiniz” ayetiyle doğrudan bağlantılıdır.
 
Her duygunun, düşüncenin ve alemler düzeyinde her mertebenin insan bedeninde ilişkili olduğu bir organ, bir meridyen, bir titreşim alanı vardır. Duygular beden mabedi içinde zikrediyor. Duygular ve beden birbirini besliyor ve var kılıyor. Beden, duygulara, düşüncelere yataklık yapıyor. Bedende olan tıkanıklıklar duygulara, duygularda olan tıkanıklar bedene yansıyor. Çocuğunuzu, eşinizi gördüğünüzde kalp bölgesinin açıldığını hissedebilirsiniz veya sizi çok rahatsız eden bir olayda midenizde bir kasılma, sıkışma olabiliyor. Ruhsal konularla ilgilenirken alın bölgesinde karıncalanma  ve nabzın hızlandığını fark edebilirsiniz.
 
Kendinizle yüzleşmediğinizde, hesap kitap yapmadığınızda, kaçtığınız zaman migreniniz tutar. Kendinizi ifade edemediğinizde sanki boğuluyormuş gibi hissedersiniz. Her duygunun bedene bağlı bir merkezi var çünkü.
 
İlim ilim bilmektir, ilim önce bedeni bilmektir. Oradan öze yol bulmaktır. Beden kapıdır. Kapı açılmadan hazineyi göremezsiniz.
 
Kozmik planda her mertebede bir süreç ve dönüş var. Ve her alemin fazı, yaydıkları ışımaları, frekansları farklıdır. Dolayısıyla renkleri ve açığa çıkışları da farklıdır.
 
Bing Bang bir döngüdür, tırtılın kelebek olması bir döngüdür. Kelebeğin tırtılları doğurması da içe yönelik bir döngüdür. Tohumun ağaç olması, ağacın meyve vermesi, tohumdan tohuma  olan bir döngüdür. Dinde bu döngünün adı miraçtır. Bireysel anlamda da seyr-i süluk ile yaşarız. Dolayısıyla varlıkta her şey miraç ediyor. Tabii ki helezon, yani geçtiği yerden bir daha geçmiyor. Bir nehirde iki defa yıkanamıyorsun. Hayat kendini tekrar etmiyor. Çünkü Allah (cc) abes iş yapmaz. İki devir aynı değil. Onun için hayatınızda döngü, gelişim yasası yoksa, yol alamazsınız. İki gününüz aynı olursa, evrensel yasaya karşı gelirsiniz. Dönüş, çark yasası sizi dışlar. En temel yasalardan biridir bu.
 
Alemler, yedi basamaklı (sonsuz) bir yükselişle hem içe doğru, hem dışa doğru miraç ediyor. Zahirde Allah`ındır, Batın da…Bu, iç ve dışın kesişim noktası, o menzilin denge noktası oluyor ki orda zihin tutunamıyor. Mesele, içi ve dışı, yani bedeni ve duyguları (zihni ) bu merkezde var kılabilmek. Beden burada olur mu? İşte işin ilginç tarafı bu. Astral deneyimleri kitaptan okuyanlar ve dahi mantık yürütenler “Hayır olamaz, çünkü eterik bedene aittir” diyecekler.
 
Ancak varoluş düzleminde, bilinç katmanları içinde öyle bir nokta vardır ki, beden dahi ruhun derece-i hayatına çıkar ve o bedenden ruhun işleri bu aleme ve alemlere bizatihi yansır. Ve peygamberler, beden düzleminde ruhun işlerini yaşatan üstatlarıdır.
 
İçe (batına) yönelik döngüler, duygularımızla, zihnimizle ilgiliyken; dışa (zahire) yönelik döngüler daha çok bedenimizle ilgilidir.
 
Beden ve zihin dengesi bize sezgilerin ve ilm-i ledünnün yolunu açıyor. Çıplak gözle göremiyoruz; ancak bugün ileri teknolojilerle bu enerji noktalarının tespitini yapabiliyoruz. Çıplak gözle göremiyoruz; ancak bugün ileri teknolojilerle bu enerji noktalarının tespitini yapabiliyoruz. Bu farklı farklı fazlar, titreşimler, salınımlar, kendilerini renk olarak gösteriyor. Hatta çok defa küçük deneyler için girdiğim NASA`DAKİ bilim adamları tarafından icat edilmiş bir tarayıcı var. Baş, eller ve ayaklardan bağlanıyorsunuz ve bilgisayar ekranına görüntünüz yansıyor. Binlerce frekansla bedeninizi tarıyor. Duygu durumunuza göre yedi ana bölgeniz renk değiştiriyor. Erkanda bunu izliyorsunuz.
 
Duygularımı değiştirdiğim zaman, ekrana yansıyan renkler de değişiyor. Kur`an okuduğumda farklı, dünyevi şeyler düşündüğümde farklı renkler alıyor. Nur suresi farklı, Rahman suresi farklı şekil alıyor.
 
“Göklerin ve yerin yaratılması, dillerinizin ve renklerinizin değişik olması, O`nun varlığının belgelerindendir. Doğrusu bunlarda bilenler için dersler vardır.” (Rum,22)
 
Kur`an okunduğu zaman ekrana yansıyan öyle bir renk harmonisi, gökkuşağı var ki… O renkleri seyretmek bile şifaya yol açıyor. Allah`ın boyası ile boyanma ayetinin çok hikmetleri ve açılımları var.
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.