Canan KALSIN
Canan KALSIN
15 Temmuz
28 Temmuz 2016 Perşembe / namehaberhotmail.com - Tüm Yazılar

Her 15 Temmuz’da herkes nerede olduğunu anlatacak, yazacak ve hatırlayacak…

Bir ülkenin kendi içerisinden, kendi insanına, kendisini koruması için aldığı silah, uçak ve tankların yöneltilmesi açıklanabilir, affedebilir değildir…

Amarika’yı keşfeden Colomb ve tayfalarını taşıyan gemileri, yerliler hayatlarında hiç gemi görmedikleri için tanımlayamadılar ve bütün bunlar yaşanacak acıların, istilaların başlangıcı oldu.

15 Temmuz akşamında da gelen tankları köprüde görene kadar darbe olduğuna inanamadık…1 gün öncesinde fransa’da yaşanan terörist saldırısından dolayı alınan bir ihbar sonucunda  askerimizin bizi ‘’ korumak için ‘’ orada olduğuna inanmak istedik…o hainliği, daha önce hiç böylesi bir kötülüğü düşünemeyen / bilmeyen bizler tasavvur edemedik... gelmesini bekledik ama daha önce hayatında hiç gemi görmemiş olan amerika yerlileri gibi.. tanımlayamadık...

Fettullah organizasyonun; bir taraftan İslami görünümüyle yıkılan Sovyet rejimi içerisinde dünya haber alma örgütlerinin truva atı olduğunu, bu bölgede etkin olmayı amaçlayan devletlerce desteklendiğini, görünenle - olanın farklı olduğunu defalarca soyledik…

O bölgede daha önce sirketleri olan ve iş tecrübesi olan biri olarak, iş adamı olarak ortada olanların şans faktörünü de eklediğinizde o işleri yapacak bilgi, tecrübe ve kapasitede olmadığını da…

Yine özel yaşantılarının, Bank Asya’nın daha önce kasası olan şahsın ailesinin yaşamını yakından görünce, hatta babalarının ölümünden önce yahudi geleneklerini taşıyan bebek doğumu kutlamasını da, yerleştikleri ülkede isimlerin david’e dönüşmesini de …

33 Derece bir masonun feto ile kaynaş olduğunu da …

Organizasyonun klise organizasyonu olduğunu söylediğimizde de… en çok para verenin cennette yer kapması ile, ortaçağ kilisesinin cennete yer sattıkları endulijans ile aynı olduğunu da…

Bir proje olduğunu zamanı geldiğinde tr’ye getirilip yerleştirileceğini de… okulların da türkçe olimpiyatlarının da göz bağı olduğunu söylediğimizde de…

Her yerde, her zaman söyledik ama inandıramadık… millet gönül koydu… alındı..

Dünyada en fazla silah satan ülkelerin ‘’barış ödülleri’’ dağıttığından habersiz..

Bütün savaşların ‘’ barış’’, bütün kaosların ‘’ demokrasi ‘’ adı altında ihraç eddildiğini görmeyenlere anlattık durduk…

Bir zamanlar aynı şekilde organize olmuş ‘’ cemiyetlerden’’, daha sonra ‘’ cemaatlere’’ geçiş yapıldı..

Ve biz  bu ülkenin yerlileri olarak her devrin bedel ödeyeni olduk…

28 Şubat post modern darbesinin ekonomik yönü hiç konuşulmadı, görmezen gelindi…

28 Şubatı yerli, milli sermaye olarak yaşayan bir ailenin ferdi olarak, anadolu sermayesinin önünü kesmek, tröstlerce oldurmayan ve öldürmeyen stratejileri ile bilerek, istenilerek batırıldık, bu ülkenin anadolu sermayesinin öncülerinden Sabancı’nın söylediklerini hatırlayın…bu aile de bir mensubuda  piyon örgütlerce katledildi… o günden - bugüne yaşananları iyi gözlemleyin… dünya sermayesinin sahipleri önce sizinle ortak olmak ister, red edince de sizi batırıverir… ya ortak ol / ya da öl…

Cemaatlerde bu minvalde çalıştı, en önemli mevkilerde, köşe başlarına hatta ‘’gizli bir bildiği ‘’ olanların en yakınına sızdığını gördük… onlar yakınlaştırılırken bizi bir el uzaklaştırdı…

Biz siyasete bizim yaşadıklarımızı bir daha başkaları  yaşamasın  diye girdik...

Bu ülkenin yerlileri dün olduğu gbi bugün de malları ve canları ile bedel ödediler.. bu konuda yazılacakları ekonomik, siyasi ve tarihi boyutuyla  ayrı ayrı inceleyeceğiz ve elbette bu başka bir yazının konusu olacak..

Maalesef görmesi ve bilmesi gerekenler de yalıtıldı, yanıltıldı ve yanlızlaştırıldı…

Bugün kazanan milletdir… Menderes’e yapamadıklarının acısıyla, rövanşını almıştır.

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.