Dr.Selim Temurci: Türkiye oynanan büyük oyunun farkında
Dr.Selim Temurci: Türkiye oynanan büyük oyunun farkında
SİYASET / 12 Haziran 2017
AK Parti İstanbul İl Başkanı Dr.Selim Temurci'nin "Türkiye oynanan büyük oyunun farkında" başlıklı "Haftalık Gündem" yazısı...
ABD Başkanı Trump’ın Suudi Arabistan ziyaretinin ardından 7 ülke (Suudi Arabistan, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Libya, Yemen ve Maldivler) Katar’a diplomatik ve ekonomik abluka öngören bir karar aldılar. Gerekçe, Katar’ın terör örgütlerine destek verdiği. Terör örgütlerinden maksatları da Müslüman Kardeşlere mensup bazı kişilerin Katar’da yaşıyor olmaları.
 
Herkes biliyor ki, Katar’a uygulanmak istenen linç, öncelikle batılı mahfillerde pişirilmiş bir karardır. Batılı güçlerin tavsiyesi ya da en azından onayı olmadan, söz konusu ülkelerin bu tür bir karar almalarının hiç bir gerçekliği yoktur. Peki yapılmak istenen ne?
 
Şunu açıklıkla söyleyelim ki, Katar’a yöneltilen suçlama, böyle bir linç olayının sadece zorla uydurulmuş bahanesidir.
 
Katar, enerji alanında “bağımsızlıkçı” politikalar izliyordu. İslam dünyası için çatışmaları değil barışı ve birleştiriciliği öne çıkaran bir tutum içindeydi. Diğer yandan Katar da, tıpkı Türkiye gibi, coğrafyamızın mağdur ve mazlumlarının yardımına en çok koşan ülkeydi.
 
Katar, Türkiye’yle de son derece güzel ve kardeşane ilişkiler kurmuştu. FETÖ darbesine karşı Türkiye’yi ilk destekleyen ülkeydi.
 
Tüm bunlara bir de Katar’ın özellikle bazı enerji kaynakları açısından sahip olduğu büyük avantajları eklersek, neden hedef seçildiğini daha iyi anlarız.
 
Batı emperyalizmi bölgemizde huzur ve barış değil, çatışma ve ayrışma istiyor.
 
Şii-Sünni gibi mezhep temelli ya da Türk, Kürt, Arap, Fars gibi etnik temelli her tür çatışma için sürekli zemin hazırlamaya uğraşıyor. Katar’a uygulanmak istenen linç bu arzulardan bağımsız değildir.
 
Terör ve şiddet, kendileri maruz kalmadıkları sürece batı emperyalist devletlerinin umurunda bile değil. Terör umurlarında olsa, DEAŞ’la savaşmak görüntüsü altında bir başka terör örgütü olan PYD ile işbirliği yaparlar mı? Teröre gerçekten karşı olsalar, PKK’ya bu kadar kol kanat gerip bu kadar silah veya lojistik yardım yaparlar mı?
 
Müslümanlar birbirlerini öldürdüğü sürece, batılılar bunu sağlayacak her türlü terör örgütünü gerekirse bizzat kurdururlar, gerekirse desteklerler.
 
Terör konusunda kendilerini kayıtlı görecekleri bir ahlaki ve insani ilkeleri yok ne yazık ki.
 
Demokrasi de batılı emperyalistlerin zerrece umurunda değildir.
 
Nitekim her zaman şiddete karşı olmuş ve hiçbir silahlı eylemin içinde bulunmamış Müslüman Kardeşleri terörist diye yaftalamaktan kaçınmazken, Mısır halkının oylarıyla seçilmiş hükümeti silahla indiren darbeci Sisi’yi hararetle destekliyorlar.
 
Biz batılıların bu yaptıklarına şaşırmıyoruz. Onlar sonuçta sömürgeci bir uygarlığın değerden yoksunlaştırdığı bir zihinle sadece kendi çıkarlarını düşünüyorlar.
 
Burada artık uyanması gereken, gerçekleri görmesi gereken biziz. Yani İslam dünyası.
 
Cumhurbaşkanımızın İl iftarımızda yaptığı konuşma gerçekten tarihi bir öneme sahipti. İslam dünyasındaki liderlere ve Körfez halkına seslenen Cumhurbaşkanımızın şu cümleleri, hem bir yürek isyanı, hem bir kardeşlik çağrısıydı:
 
“Bıktık artık biz bu kavgalardan! Müslümanın Müslümanı kırmasından bıktık! Kardeş kavgasının kazananı olmaz.”
 
Gerçekten de zaman uyanma, silkinme, bir, beraber ve kardeş olma zamanıdır.
 
Zaman, günü birlik siyasi çekişmelere saplanmak değil, bölgemizde oynanan ve ülkemizi kirli planların parçası haline getirmek isteyen oyunları hep beraber bozmanın zamanıdır.
 
Yazık, ülkemizin ve bölgemizin başına yığınla çorap örülmeye çalışılırken, bazı kafalar hala Erdoğan kompleksiyle düştükleri sığlıktan kurtulamıyorlar.
 
Batılı emperyalistlere tek kelime etmeyenler, “Acaba bu Katar meselesinden Erdoğan’a yüklenecek ne bulabiliriz”in peşinde...
 
Öyle bir akıl tutulması yaşıyorlar ki “Bizden arabuluculuk istenirse arabuluculuk yapalım, durduk yere Ortadoğu bataklığına girmeyelim” gibi hiç bir gerçekliği, mantığı olmayan, sorumluluktan uzak ve tuhaf cümleler bile kurabiliyorlar.
 
Dahası, Batılıların PKK ve FETÖ destekçiliğine dair en küçük bir rahatsızlık cümlesi söylemeyenler, bir bakıyorsunuz Rabia işaretinden, Rabia söyleminden rahatsız oluyorlar.
 
Bizim Rabiamız belli: Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Acaba siz bunların hangisinden rahatsızsınız?
 
Türkiye oynanan büyük oyunun farkında. Türkiye büyük bir devlettir.
 
Türkiye hem kendini korumakta, hem de herkes için hakkın adaletin ve barışın hakim kılınmasında etkin bir aktör olarak üzerine düşeni yapmakta kararlıdır.
 
 
AK PARTİ İSTANBUL İL BAŞKANI Dr.SELİM TEMURCİ

 

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.