REİS
REİS
KÜLTÜR SANAT / 5 Mart 2017
Haber Sitemizin başarılı Köşe yazarı Mustafa Kerim Şahin yeni vizyona giren ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın hayatını anlatan REİS filmini kaleme aldı.
Bu yazımda sizlere izlediğim bir filmden kısacık da olsa bahsetmek istiyorum.
 
Dün akşam ailecek “Reis” filmini izlemeye gittik. Kendimi çok büyük beklentilere sokmadan Reis’in hayatındaki dönüm noktalarına değineceklerini ve belki biraz da cezaevi hayatından bahsedeceklerini düşünerek bu filme gittim.
 
Filmin teknik detaylarına film eleştirmeni edasıyla girecek değilim. Siz burada bir Anadolu çocuğunun filmiz izlerken hissettiklerine tanıklık edeceksiniz.
 
Film daha ilk başlarda bizi duygu selinin içine öyle bir çekti ki neredeyse filmin sonuna değin etkisinden kurtulamadık.
 
Filmin ilk kareleri… Kasımpaşa’da bir kahvehane. İzleyici burada radyodan Adnan Menderes’in infazını dinlediklerinde kahve ahalisinin nasıl bir tepki ve öfke içerisine girdiğini görüyor. Kaptan Ahmet emice ve diğerleri infazın gerçekleşmesiyle bir anda buz kesiyor; kimisi sinirden tesbihini koparıyor kimisi dua ediyor… İşte tam da burada muazzam bir duygulusal sahneyle karşılaşıyorsunuz. Hele Adnan Menderes’in sesinden kendisini idam edenlere söylediği sözler, gözyaşlarınızı pınara dönüştürecek: “Dirimden korkmadınız, ama ölümden korkacaksınız!”. Menderes’in sesinden bunları dinlerken bir yandan ağlayacak bir yandan da bunların müsebbiplerine öfkeleneceksiniz.
 
Demem o ki duygu yoğunluğu çok yüksek ve harika bir film izliyoruz aynı zamanda düşünürken.
 
Film daha çok Recep Tayyip Erdoğan’ın çocukluk çağları ve belediye başkanlığı dönemlerinde yaşadığı olayları ele almış. Ele aldığı konuların muhteşemliğinden mi yoksa filmlere konu olan Erdoğan’ın ahlakının muhteşemliğinden mi bahsedeyim, kararsızım.
 
Erdoğan’ın çocukluk dönemindeki duruşu, ahlakı ve fedakârlığıyla bizleri çok etkiledi. Bugünün Erdoğan’ının nasıl yetiştiğini film çok güzel konu edinmiş. Reis’in çocukluğunu canlandıran Batuhan Gürel’i de tebrik etmek gerekiyor. Rolünün hakkını vererek oynamış. 
 
Film mütevazı bir anlatım tarzıyla izleyicilerinin karşısına çıktı. Tıpkı filme konu olan Recep Tayyip Erdoğan gibi… Tüm bu tevazu mevzuunun yanında hayatının bilmediğimiz yönleriyle de tanışınca O’nu hem daha çok sevdik hem de hayranlığımız kat be kat arttı. Söz buraya gelmişken Erdoğan’ı canlandıran Reha Beyoğlu’nu da tebrik ediyorum. Reis’in etkileyici jest ve mimiklerini o derece başarılı bir şekilde içselleştirmiş ki filmi izlerken Reis adeta karşınızda canlanıyor.
 
Dedim ya… Böyle bir filmin ortaya çıkacağını gerçekten beklemiyordum. Erdoğan klişelerini etki alanını azaltacak şekilde seyirciye servis edeceklerini düşünmüştüm. Çünkü ne olsa O anlatılamaz ancak ve ancak kalplerde hissedilebilir, yaşanabilirdi. Fakat bir Reis’in doğuşunu safa safha işleyerek seyirciye çok güzel aktardılar.
 
Erdoğan daha çocuk sayılabilecek yaşlarda bile arkadaşlarının güvenini kazanmış, onlara önderlik etmiş bir karakter. Kasımpaşa’nın eli silah tutanından kitap okuyanlarına kadar herkes ona saygı gösteriyor ve seviyor. Onu diğer çocuklardan ayıran bana göre en belirgin özelliği yaşıtlarına karşı bakış açısı. İncinse de kimseyi incitmeyen gani bir gönle sahip. Görüyoruz ki arkadaşlarının mutluluğunu kendi mutluluğundan üstün tutarak şahsına ait o güzel ahlakının tezahürünü ortaya koyuyor. Hatta kendisine çatan arkadaşlarını uyarması bile baştan aşağıya edep dolu.
 
Konuşması, yürümesi, hitabı o kadar etkileyici ki “REİS” tabirini sonuna kadar hak ediyor. Ahde vefanın bilinemeyeceği yaşlarda bile O vefa hissine sahip bir çocuk.
 
Mahallelinin gıpta ettiği bir çocuk izleyerek kendimize çok şey çıkardık filmden.
 
Babası Ahmet kaptan tam bir Karadeniz erkeği; geleneklerine ve dinine sıkı sıkıya bağlı bir baba. Oğlunu yetiştirmedeki metodu biraz sert gibi görünse de o sert mizacın altından ki müşfikliği fark ediyorsunuz. Filmde bu yönden Ahmet Kaptana etkileyici bir yer ayrılmış. Cumhurbaşkanının kararlı ve otoriter yönünün babadan geldiğini filmde fark edebiliyorsunuz.
 
Filmde o dönemin Türkiye’si de can alıcı noktalara işaret ederek anlatılmış. Basiretsiz devlet adamlarının büyük iş adamlarına devletin mallarını ve kurumlarını adam kayırmacı tavırlarıyla nasıl peşkeş çektikleri dudak uçuklatacak halleriyle gözler önüne seriliyor. 
Özellikle hatırı sayılır bir kodaman çocuğunun işlediği cinayetin örtbas edilmesi için adaletin nasıl çiğnendiğini gördükçe Ahmet kaptanın Erdoğan’ı futboldan uzak tutarak bu makama gelmesine vesile olduğuna bir kez daha şükrediyorsunuz.
 
Siyasi hayatına dair anlatılan bölümlerde Reis’in ne kadar azimli ve cefakâr olduğunu görüyorsunuz. Kendisini o dönemlerinde bile rahat bırakmayarak devamlı tehdit emişler. Başkanlığa geliş aşamaları ise o dönemin meşhur siyasi anlayışını da ortaya koyuyor. Baskının ve tehdidin biri bin para…
 
Daha makam koltuğunu ısıtmamışken kendisini rüşvetle sınamaktan geri kalmamış eski düzen atıkları. Böylesine karakterli bir adamla siyaseten uğraşamadıklarından düzmece bir yargılamayla, BİR SİİR OKUMASINDAN DOLAYI zatını demir parmaklıkların ardına mahkûm ettiklerini görüyoruz.
 
Filmde duygu yoğunluğu o kadar yüksek tutulmuş ki... Reisi tanımayanlar bazı karelerin senaryo gereği farklı ortaya konduğu yanılgısına düşebilir ama Erdoğan’ın hayatını az buçuk bilen bir kişinin izlediği bütün o gerçeklik sonrası, gözyaşlarını tutamaması çok doğal. Filme giderken yanınızda mendil götürmeyi unutmayın. Son yılların en muhteşem ve gerçekçi filmini izlerken - ısrarla tekrar ediyorum -  kendinizi bir anda duygu selinin ortasında bulacaksınız. Koskoca bir ülkenin bir o kadar büyük yürekli, cesur reisi; anacığının mezarı başında, bir dostunun vefatını anarken ya da gencecik bir bedenin kalleş kurşunuyla yere serildiğini duyduğunda akıttığı gözyaşlarına bu kez sizleri de ortak ediyor.
 
Özellikle de Erdoğan’ın hayatını bilmeyenler için müthiş bir anlatım tekniği ile gerçeklerin konu edinildiği bir yapım olarak tekrar tekrar izleyeceğiniz bir film. Bu filmin şemsiyesi altında ortak bir ruhu yükseltmek için... Haydi, kurulun koltuklara.  Reisle randevumuz var...
 
Selam ve Dua ile…
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.